Anasayfa | YAZARLAR | PINAR ŞENKAYA | Garip sılayı, yiğit halayı, bakır kalayı sever

Garip sılayı, yiğit halayı, bakır kalayı sever

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font

Bir zamanlar yeni evlenenler için altın kadar bakır da önemli idi. Çeyizlerin gözdeleri idiler. Geline ağırlığınca altın takılamazdı belki ama ağırlığınca bakır alınabilirdi.
Bakır kap kacaklar ömürlük idiler; bir defa al ölene kadar kullan.
Benim çocukluğumda önce alüminyum daha sonra çelik mutfak gereçleri çoktan bakırın yerini almış, annemin çeyizinden geriye sadece soba üstünde su kaynattığımız bir güğüm ile birkaç tas kalmıştı.
Asıl bakır kap kacağı dayımlarda görmek nasip oldu. Evdeki her şey bakırdandı desek yalan olmaz. Tencereler, taslar, güğümler, ibrikler, boy boy leğenler, kazanlar ve mangallar.
Dayım, mangalın içine sobadan aldığı közü doldurur ve sobanın olmadığı yatak odasına koyardı. Böylece oda az da olsa ısınırdı.
Boy boy leğenlerde yengem ya çamaşır yıkar, ya da çocukları yıkardı.
Yengem, rengi kararan bakırları evin avlusundaki çeşmenin başında sobadan aldığı küllerle bir güzel sürterek parlatırdı. O zamanlarda vim, ajax, comet gibi kimyasal leke çıkarıcı ve parlatıcılar köylerde pek bulunmazdı. Açıkçası iyiki de bulunmazmış. Külün kimyasallardan daha iyi temizlediğine şahidim.
Kül demişken, yokluk yıllarında dedemler buğday ve mısır bulamadıklarından külden ekmek yaparlarmış. Anlayacağınız kül deyip geçmemek gerek!
Bazı yazlar dayımın köyüne kalaycılar gelirdi. “Kalaycı” diye bağırarak evlerin önünden geçer, ihtiyacı olanların bakırlarını kalaylardılar.
Bunun için yerde bir ateş yakılır, körükle ateş harlanırdı. Güzelce temizledikten sonra da ateşte ısıtılan bakır kapların içlerine kalay sürülürdü.
Eğer kalaycı köye gelmemişse kalaylanacak bakır kaplar bir çuvala konulup şehre bakırcılar çarşısına götürülürdü.
Şehirde yaşamamıza rağmen mahallemize de kalaycılar gelirdi. Hatta bir defasında doğu illerinden birinden bir çift gelmiş, bizim evin bulunduğu sokağın ortasına tezgah kurmuş, tam bir hafta boyunca hemen hemen tüm mahallenin bakırlarını kalaylamışlardı.
Kalay hem bakır kapların güzel görünmesini hem de yiyecekler için kullanılmasına olanak sağlıyor. Çünkü kalaysız bakır kaplarda pişirilen ya da yenen yiyeceklerden zehirlenme riski var.
Alüminyum ve çelik tencereler yaygınlaştıktan sonra kap kaçak olarak bakırların önemi iyiden iyiye azaldı, mutfaklardan kayboldular.  “Ev ihtiyaçları için kullanılır, dara düşüldüğünde satılır” anlayışı kalktığından çeyizlerde de yer bulamıyor.
Isıyı eşit miktarda yaydıklarından bakır tencerelerde pişirilen yemekler ne de lezzetli olurdu. Sağlam olduklarından zırt pırt tencere, tava almak zorunda da  kalınmazdı. Alüminyum eğilip bükülüyor, çeliklerin ya altı çıkıyor ya da sapları kopuyor, camlar malum, emayeler dökülüyor, plastikler kırılıyor...
Şimdilerde bakır ihtiyaçtan süse doğru kaymış durumda. Bakırdan süs eşyaları bakırcılar çarşılarını süslüyor.
Kanada’da ise bakır ne geçmişte ne de günümüzde Türkiye’deki gibi bir popüleriteye hiçbir zaman sahip olmadı.
Kanada’da herhangi bakırcı ya da kalaycı ustasının olduğunu zannetmiyorum.
Gittiğim şehirlerin hiçbirinde bakırcılar çarşısına da rastlamadım.
Bakırdan hediyelik eşya alabileceğiniz bir dükkan da yok.
Kanada’da bakırı bir tek eski binaların çatılarında oksitlenerek yeşile dönmüş halde görebilirsiniz.
Mutfak eşyası olarak üretilen bakır tencere ve tava da yok denecek kadar az. Olanlar da çelik olanların en az beş katı fiyatına satılıyor.
Kanada Sağlık Bakanlığı’nın web sitesinde yer alan bilgide bakırın ısıyı iyi yaydığından dolayı pişirmeye uygun olduğu belirtiliyor. Ancak, Kanada’da satılan bakır kapların kalay ya da nikel ile kaplandığı, kaplamanın çıkması sonucu yemeğin bakır ile temas ederek zehirlenmelere yol açma ihtimali olduğu ve pişirme esnasında bu kaplamalardan çözülen ve yemeğe karışan miktarın sağlığı tehdit edebileceği kaydediliyor. Bu nedenle  kalay ve nikel ile kaplı bakır tencere ve tavaların sadece dekoratif amaçlı kullanılması tavsiye ediliyor.
Sitede ayrıca, plastik, silikon, emaye, demir ve çelikten yapılma tencere ve tava gibi ev gereçlerinden de bahsediliyor ve kullanımlarında yaşanabilecek olumsuzluklar sıralanıyor.
Oradaki bilgilere bakarak bakırın diğerleri arasında yine de en masumu olduğunu söyleyebiliriz.
Kanada Sağlık Bakanlığı’nın mutfak eşyaları için yaptığı uyarılarından bazıları şöyle: 
- Alüminyum tencerlerde uzun süre yiyecekleri kaynatmayın ve saklamayın.
- Kalaylanmamış bakır kapları kullanmayın.
- Nikele alerjiniz varsa nikel kaplı kaplardan uzak durun.
- Asit miktarı yüksek yiyecekleri çelik kaplarda saklamayın.
- Plastik kapları üzerlerinde belirtilmediği takdirde mikrodalgada kullanmayın.
- Silikon kapları 220˚C derecenin üzerinde kullanmayın...

Yorum beslemesine abone olun Yorumlar (0 gönderilen)

toplam: | gösteriliyor:

Yorum gönder

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

Captcha
  • Arkadaşına gönder Arkadaşına gönder
  • Sayfayı yazdır Sayfayı yazdır
  • Düz metin Düz metin

Tagged as:

Bu yazı için etiket yok

Bu yazıyı oyla

1.00