Baba adayı olmak!
Baba adayı olmak eşşiz bir duygusal deneyimdir...
Baba adayı için; çocuk sahibi olmak, aileyi bir kuşak daha devam ettirmek inanılmaz bir gurur ve tatmin kaynağıdır.
Bir baba adayı kendisini bugüne değin hiç olmadığı kadar önemli, yaratıcı ve aşık hisseder. Bir diğer taraftan hiç bu kadar ihmal edilmiş, hatta hiç bu kadar terk edilmemiştir.
“Çocuğu ben çok istedim ve eşimi zorladım o çocuk sahibi olmak istemedi ama ben zorla hamile kalınca durumu kabul etmek zorunda kaldı.”
Bu tür söylemleri anne olmuş kimselerle yaptığım görüşmelerde sıkça duyarım. Aslında görüşme sırasında çocuğun her iki ebeveyn tarafından istenen bir çocuk olup olmadığını anlamak için kücük bir araştırma da yaparım. Genellikle aldığım cevaplar yukardaki gibidir. Babalar baba olmaya hiç hazır olamamış bu sebeple de türlü zorluklar çıkarmışlardır eşlerine. Erkeklerde genel bir ifade edememe zorluğu da bulunduğu için durumlarını tam ifade edemez sadece hazır değilim, maddi imkanlar daha iyileştirilmeli, biraz daha gezip tozmalıyız gibi bahanelerle hep ertelerler. Bunun altında yatanın korkular ve kaygılar olduğunu anne adayları pek anlamaz ve bu erteleme talebini sevgi eksikliği olarak yorumlayabilirler.
Erkek, çocuk sahibi olmak söz konusu olduğunda, korkmakta haklıdır aslında. Onu da zor bir süreç bekler. Babalığa geçişi beklerken babaların duygusal ihtiyaçları görmezden gelinir ve üzerinde nadiren durulur. Bu konuda anne adayı kadar şanslı olmadığı kesindir. Anne adayı için hazırlanmasına yardım edecek birçok kurum, ilgili kitap, çalışma grupları ve gönüllü arkadaş, aile yakını var iken, baba adayı için durum bu kadar kolay değildir. Kaderine baş başa bırakılırlar ve eğer çok şanslı ise deneyimli bir erkek arkadaştan tavsiyeler alırlar.
Baba adayında ilk beliren duygu genellikle özgürlük ile vedalaşmanın ne kadar zor olacağıdır. Akıllarına eseni yapabileceği duygusu çok geride kalmıştır. Artık sorumlu, ciddi olgun bir aile babası olma zamanıdır. Çocuk olma zamanı bitip yetişkin olma zamanı gelmiştir. Ekmek kazanan kişi olmak daha bir zorunludur. Bütün bu zor duygusal zamanlar yaşanırken son derece kırılgan hamile eşin duygusal beklentileri artmış olup baba adayını bunaltabilir. Çünkü baba adayı tüm bu görev ve sorumluluklara hazır değildir. Baba adayı üzerindeki bu baskıyı azaltmak genellikle göz ardı edilen olumsuz bir durumdur.
Baba adayı doğmamış çocuğunu kaybetmeken korkar. Bunun yanında kendisine bişey olmasından da korkan baba adayı tehlikeli işini bırakıp daha güvenli bir işe geçebilir, riskli faaliyetlerden uzak durur. Hasta olmamak için dikkatli davranır, arabaya biner binmez emniyet kemerini bağlar. Bazen bu tutumları abartılıp aşırı kaçabilir. Eğer normal ölçülerde ise anne adayı için eşin desteğinin tam olması şeklinde algılanıp taktir görür.
Hamile anne adayı eşinden daha çok bebekle ilgilenmektedir. Bu sebeple baba adayı kendisini dışlanmış hisseder. Duygusal ve fiziksel olarak eşi kendisinden uzaklaşırken, ilişkisi için her zamankinden daha fazla vermesini bekler.
Doğumda destek rolüyle ilgili endişeler de mevcuttur. Doğum odasına girmek yada girmeyip olan biteni dışarda beklemek verilmesi gereken ilk karardır. Bu esnada duygusal olarak nasıl olacağı, kendini nasıl hissedeceği, “acaba bayılır mıyım?” gibi endişeleri başlar. Doğuma hazırlık kursları, doğum ile alâkalı filmler ve kitaplar kendini doğum anına hazırlamak konusunda yardımcı olur.
Bazı erkekler eşin hamileliği sırasında fiziksel semptomlar da geliştirebilirler buna babalık sendromu denir. Kilo almak, aşermek, karın ağrıları, mide bulantıları çekmek, sırt ağrıları, iştah kaybı, mide krampları yaşayabilir. Bu tamamen endişeyi yansıtmaktadır. Bir baba adayı hamilelik benzeri semptomlar sergiliyorsa bir danışmana başvurması yerinde olacaktır.
Not: Yazı bilgilendirme amaçlıdır doktor muayenesi yerine kullanılamaz.



Yorum gönder