Anasayfa | YAZARLAR | FARUK ARSLAN | Alman ve Amerikan Gladyolarının savaşı!

Alman ve Amerikan Gladyolarının savaşı!

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font

Soğuk savaş döneminde kurulan NATO’nun Gladyoları, Türkiye, Almanya ve Kanada dışında tasfiye edildi. Tüm gladyoların finansörü Rockfeller Grubu’dur. En güçlüleri Almanya’dadır. Eğer çökertilmek istenirse Almanya ekonomisi batar ve Avrupa Birliği dağılır. Uzun yıllar Alman Gladyosuna Türk Gladyosu Ergenekon’u kontrol ve idare görevi verildi. Bu nedenle ülkemizde en fazla ajana sahip ülke Almanya’dır. CIA’dan bağımsızlığını ilan etmek isteyen Alman Gladyosu, Türk Ergenekon’un da kanına girdi. Kalemleri okyanus ötesinde kırıldı! Ergenekon’un Alman ve Amerikan kanadı hep rekabet halindeydi. Bugün bir kanadı hapsi boylarken, diğer kanadı Amerikan ve Alman Gladyoları arasında ortada kaldı.
 2. Dünya savaşından sonra Amerikalıların özel görevler verdiği  Hitler’in Gestapo’su eski SS üyelerinin kurduğu bir örgüt olan ODESSA (Organisation Der Ehemaligen SS-Angehörügen) Murat Bayrak’ı Yugoslavya’dan Türkiye’ye kaçırdı. Gladyo eğitim kampları ve organizasyonunda etkin rol oynayan Nazi Generali Reinhard Gehlen ile irtibattaydı. Almanların BND’sini ve derin devletini 1952’de kuran Gehlen, tüm NATO ülkelerinde de Gladyoları örgütleyen en derin istihbaratçıydı. Aralık 2000’de açılan CIA’nın gizli belgelerinde Gehlen ve eski Nazi subaylarıyla hangi örtülü operasyonlar gerçekleştirildiği ortaya çıktı.
Yazdığım bilgiler artık açık bilgidir, yıllarca kamuoyunun dikkatinden kaçırılan bu bilgileri ders olması açısından yazmak gazetecinin kamu görevidir.
Ülkücüleri gaza getirmekle görevli  Murat Bayrak, Türkiye’deki tüm faaliyetlerini “Hançer Birliği” adına yürüttü. Bayrak, 12 Eylül darbesi sırasında MHP Genel Yönetim Kurulu Üyesi olmasına karşın tutuklanmayan tek isimdi. Onun gibi serbest bırakılan diğer isimler de Özel Harpçiydi ve Gladyo’ya çalışıyordu. Yugoslavya göçmeni Bayrak aynı zamanda CIA ajanları ve gladyo yapılanmasında kilit rol oynayan Paul Henze ile Frank Terpil’le de bağlantılı idi. Bayrak MHP’den önce Adalet Partisi’nde de milletvekilliği yapmıştı.
 2. Dünya savaşından sonra, Gehlen ile sonradan Alparslan Türkeş’in yakın dostu olacak olan Ruzi Nazar ABD’ye götürüldü. Türkeş’e NATO kamplarında eğitim verilirken, kendi isteği üzerine ‘Ergenekon’ kod adını aldı. Özbek kökenli Ruzi Nazar, savaş sonrasında Alman ordularına sığınmış bir isimdi. General Gehlen ve Nazar ikilisi, CIA içerisinde görevlendirildi. Nazar bu görevde CIA Türkiye İstasyon Şefliği’ne kadar yükseldi. Enver Altaylı gibi Özbek kökenlileri MİT’de kritik görevlere getirdi. Türk Kontragerillasını finanse eden Rockfeller, Özel Harp Dairesi ile özel ilişkiler geliştirdi. Üst düzey subaylarımızı eğittiler, beyinlerinı yıkadılar ve kendi halkını ve dinini dahi düşman görecek kodlarla robotlaştırdılar.
Alman istihbaratı ülkemizde dört vakfı, şirketleri ve diplomatik dokunulmazlığa sahip ajanlarıyla mükemmel çalışır.  Bu vakıflar,  Hristiyan Demokrat Parti’nin (CDU) Kondrad Adenauer Vakfı, Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) Friedrich Ebert Vakfı, Özgürlükçü Liberal Parti’nin ( FDP) Friedrich Naumann Vakfı ve Yeşiller Partisi’ne ait Henrich Bölll Vakfı.
Kürt sorununun siyasileştirilmesi ve Aleviliğin İslam’dan ayrılarak ayrı bir din haline getirilmesi üzerinde yoğunlaşmıştır.
Dünya altın borsasını elinde bulunduran Almanların bir hedefi de Türklerin kendi altın madenini çıkartıp, işlemesini engellemek. Alman vakıflarının istihbarat faaliyetleri ve altın hesabı konusunda kitap yazan Necip Hablemitoğlu’nu  öldürtmesi için Veli Küçük’e kimin emir verdiği ortada! Küçük, Almanların sırlarına sahip kilit bir Silivri sanığı...
Alman BND’si nasıl çalışıyor? 1970 ile 2005 arasında Almanya’da 42 bin 664 kişi, Alman derin devleti için ajanlık, muhbirlik ve köstebeklik yaptı. Bunlar arasında Doğu Alman sayısı 9 bin 822’dir. Almanya’da yararlandığı gurbetçi ve ülkemizde kullandığı ajan sayısı onbinleri geçti. Hedefledikleri Türk veya Kürtleri, Alman sempatizanı, etki ajanı ve ücretli ajan yapma  kategorileri bulunuyor. Kadın kullanma, zenginleştirme ve kasetli şantaj en fazla kullandıkları yöntemler. Almanlar uzun yıllardır telefonlarımızı dinliyor. Kimin ne gibi zafiyeti olduğunu, nasıl ele geçirilebileceğini biliyor. Türkiye’de kullandıkları üst düzey üç ajana verdikleri kod lakap isimler, “Baron”, “Kumarbaz” ve “Tilki”.
Ülkemizin doğusunda faaliyet gösteren yabancı ajan sayısı beş bini geçiyor. Almanlar doğu illerimize su arıtma tesisi, küçük barajlar yapma bahanesiyle çok sayıda ajanını yerleştirdi.
Bunların pek çoğu Türkçe ve Kürtçeyi ana dili gibi biliyor. İstihbarat organlarımız, bu ajanların çoğunun aslında kim olduğunu kısa sürede fark ediyor, ancak yakalamıyor ve sınırdışı etmiyor. Geçtiğimiz günlerde rutin dışına çıkılarak 10 yıldır Diyarbakır merkez olmak üzere doğu illerimizde Mossad adına casusluk yapan bir İsrail vatandaşı askeri istihbarat tarafından yakalandı. Bu bilgi ve haberi Türk medyasında okuyamadınız, çünkü daha kimseye servis yapılmadı! Gazeteciler zaten hiçbir zaman haber ele geçirmez, hep birileri tarafından avuçlarına konan servis haberlerle ‘süper gazetecilik’ yaparlar! Özel kaynaklarım vasıtasıyla elde ettiğim bu bilgiyi paylaşmayı tarihe düşülecek bir not olarak görüyorum.
Mossad ajanı, ana dili gibi Türkçe ve Kürtçe biliyor. Sabaha kadar süren sorgu sonrası çözülmüş. Anlattığı bilgileri buraya yazsam, 12 Haziran seçimleri yapılamaz. Konu sadece Yüksek Seçim Kurulu’nun adaylığına iptal ettiği, sonrada yeniden onayladığı adaylardan ibaret değil. Bölgede milletvekilliğine bağımsız aday olan Kürt kökenli milletvekillerimizin bazıları yabancı istihbarat örgütlerine çalışıyor. Kimi sempatizan, kimi etki ajanı, kimi ise kadrolu ajan. En fazla milletvekili adayı devşiren BND, CIA ve Mossad. Bu adayların bir kısmı parlamentoya girecek ve çalıştıkları yabancı ülkenin politikalarını ülke gündemine taşıyacaklar.
Onları suçlamayalım. “Hain”, “satılmış” diyerek aşağılamayalım. Yılllarca kendi ülkesinin vatandaşını ‘iç düşman’ gören Gladyo zihniyeti, onları yabancı istihbaratların kucağına itti. Bir suçlu aranacaksa, Ergenekon’u ülkemizin başına bela edenleri önce bulalım ve cezalandıralım.
Alman ve Amerikan Gladyosunun filleri ve piyonları çarpışırken altında ezilenleri kurtarmak vatandaşlık görevidir!

Yorum beslemesine abone olun Yorumlar (4 gönderilen)

avatar
BAYKUL AY 26/11/2011 10:59:18
değerli ağabeyim sizinle mersinde tanışmıştım 1.dünya savaşına girmemize sebep olanlar hala ortalığı karıştırıyor desene.bir dane-ihakikat koca bir yalanı yutarmış . yazılarınız bence böyle bir hakikata dayanıyor.bazılarınahazımsızlık yapabilir.
Çok iyi Çok kötü
0
Uygunsuzları bildir
avatar
lsdsakdj 15/06/2011 04:01:42
Faruk bey,

harekete karsi aniden hizlandirilan global erkenkondu operasyonlarini da yazarmisiniz?

Daha SIK yazilarinizi bekliyoruz
Çok iyi Çok kötü
0
Uygunsuzları bildir
avatar
gerçek sahipler )))))) 09/06/2011 03:59:09
Faruk bey sizin ayda bir kere yazdığınız bir yazınızın hakikat derecesi anasından köşeci yazar doğmuş olanların ömrü hayatlarında yazdıkları toplam yazıların hakikat derecesinden daha fazla..Buna rağmen neden daha sık yazmıyorsunuz.çok okunmadığınız içinmi, sakın böyle düşünmeyin çok okunmak iyi bir şey değil,çok tanınmakda öyle.
Çok iyi Çok kötü
0
Uygunsuzları bildir
avatar
kudret yanardag 23/05/2011 12:02:38
Demek, STV'nin Kollama dizisindeki "Baron" lakabi, hayal urunu degilmis :)
Çok iyi Çok kötü
0
Uygunsuzları bildir
toplam: 4 | gösteriliyor: 1 - 4

Yorum gönder

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

Captcha
  • Arkadaşına gönder Arkadaşına gönder
  • Sayfayı yazdır Sayfayı yazdır
  • Düz metin Düz metin

Tagged as:

Bu yazı için etiket yok

Bu yazıyı oyla

5.00