Son Gladyo Kılıç ve gurbetçilerimiz!
Ekonomi kötüye gidince ‘sonradan gelme Müslüman göçmenler’ Avrupa’da hedef haline gelmeye başladı. Artan ırkçılığın merkezleri Almanya ve Fransa. 2008’den beri ateşi yükselen ırkçılık, ayrımcılık ve İslamfobi’yi körükleyen saldırılar nedeniyle 90 bin vatandaşımız ülkemize geri döndü. Zaten amaç Türkleri korkutmak, sindirmek ve Türkiye’ye geri dönmelerini sağlamaktı. Ancak bunlar Almanların gitmesini istediği Türkler değildi. Daha çok kaliteli Türkleri, okumuş, meslek sahibi ve diplomalı Türkleri kaçırmayı başardılar! Beyin göçü artık tersine, lehimize çalışıyor. Okumuş çocuklar, hormonlu ırkçılığın ardındaki gizli elleri gördü.
NATO çerçevesinde kurulan Gladyo’nun, Alman Derin Devleti’nde karşılığının adı Kılıç’tır, yani Alman Gençliği Birliği (BJD). Dış istihbarata bakan Federal Haber Alma Servisi (BND), Askeri İstihbarat Servisi (MAD) ve iç istihbarata bakan “Anayasayı Koruma Teşkilatı (Verfassungsschutz)”, artık Alman medyasında süren tartışmaların merkezinde yer alıyor. Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın beş binden fazla çalışanı ve 300 milyon avro bütçesi var ve parlamentoya hesap vermek zorunda.
Almanya’da Türklere yönelik geçtiğimiz Ekim ayında işlenen son Nazi cinayetlerinde çıban patladı. Gurbetçilerimizi hedef alan cinayetler deşifre olunca Alman istihbaratı BND’nin gizli hücre orduları sayılan BJD, BKA ve GSG9 tartışılmaya başlandı. Hessen Anayasayı Koruma Örgütü’nün ( MİT veya CSIS’in eyalet şubesi gibi düşünün) bir elemanının da 6 cinayette olay yerinde olduğu ortaya çıktı. Nazi cinayetlerin arkasındaki Alman derin devleti nefret uyandırdı. Sağduyulu, Türkleri seven Almanlar şimdi utanç içinde, nasıl özür dileyeceklerini bilemiyorlar.
Yakın dostum Prof. Faruk Şen, 2008 yılında Türkiye’deki Referans gazetesinde yayınlanan “Avrupa’nın yeni Yahudileri: Türkler” yazısı nedeniyle Alman hükümeti tarafından Türk Araştırmaları Merkezi’ndeki görevinden alınmış ve daha sonra Türkiye’ye dönmüştü. Şen, halen Türkiye’de bir Alman Üniversitesi kurmak için çalışan TAVAK Vakfı’nın başkanı. Aydın, demokrat bir akademisyendir. Şu görüşleri savunuyor: Türkiye’nin Almanya’daki Türklere karşı yıllardır sürdürdüğü “vurdumduymazlığın” da payı var. Almanya’da yıllardır çok sayıda, 80 kadar MİT mensubu var. Bunların da Türklere yönelik bu cinayetlerin peşine düşüp, sorumluları bulması gerekirdi. Dışişleri de konuyla daha yakından ilgilenmeliydi. Almanya’da beyin takımı Türkler geri dönüyor ama en fakir en alt tabaka ve Alman devlet yardımından, sosyal kasalardan para alarak yaşayan Türkler kalıyor. Onlar dönemiyor. Bu kesim Almanya’daki Türklerin yaklaşık yüzde 40’ını oluşturuyor. Bunların yüzde 30’u da işsiz durumda. Bu yoksul kesim arasında Almanlara dönük öfke ve tepki de artıyor. Daha agresif hale gelme ihtimalleri var. Bu da Almanların başına yeni sosyal sorunlar açabilir.
Neo Nazilerin özellikle küçük işletme sahipleri ve dönercileri hedef alması da, onların küçük iş sahiplerini korkutup kaçırmak amacını ortaya koyuyor. Ancak Türkler bu tip korkutmalara çok da papuç bırakmıyor. Halen Almanya’da 77 bin Türk küçük işletmeci var. Bunların 15 bin kadarı da Türk dönercileri. Neo Nazilerin hedefine ulaşması zor görünüyor. Neo Nazi Partisi NPD’nin 64 bin üyesi var. Şimdi NPD’nin kapatılması tartışılıyor. Alman Anayasa Mahkemesi, NPD’nin kapatılmasına karşı çıkıyor, çünkü Alman Anayasa Koruma Örgütü’nün bunların içinde çok sayıda ajanı var, onların açığa çıkmasından korkuluyor. Şapka düşerse kel gözükecek!
Almanya’nın Türkiye ilgisinin nedenleri oldukca çeşitlidir. Derin Almanlar, uzun süredir vakıfları aracılığıyla, Türkiye`nin, etkin, dinsel ve mezhepsel farklılıklarını ele alıyor, bu farklılıkları derinleştirerek ulus devleti zaafa uğratmaya çalışıyorlar. Türkiye`de cumhuriyetin kuruluş felsefesi olan Kemalizm’in iflas ettiğini ve bu haliyle Avrupa Birliği’ne alamayacaklarını her fırsatta dile getiriyorlar. Türkiye`deki, yerel yönetimlere işlerlik kazandırıp, federatif sistemi Türkiye`de tanıtmak ve yerleştirmek, için çaba sarf ediyorlar.
‘Alevi İslamı’ adında Müslümanlıktan soyutlanmış bir Alevi kimliği oluşturma projeleri hızla devam ediyor.
Militan Kürtleri siyasileştirip Türkiye’nin başını ağrıtmaktan hoşlanıyorlar. Hatta bazı Almanlar, atalarının Anadolu’dan göç ettiğine inanıyor, Cermen ırkının bir zamanlar Fırat ve Dicle nehirleri arasında yaşadığını ileri sürüyorlar.
Son Gladyo olarak tasfiye edilmeden kalan Kılıç, aslında Ergenekon’u da yöneten paralel güçlerden biridir ve daha derindir.
Almanya’nın Amerikan çıkarlarına hizmet eden Kılıç’tan kurtulma kararı alması halinde Ergenekon sürecinde olduğu gibi ortaya kirli Alman ve Amerikan bağırsakları dökülecektir.
Almanya Türkiye’nin vazgeçemeyeceği bir ülke, umarız sağduyu galip gelir…
FARUK ARSLAN
- 28 Şubat’ın dehşet planı!
- Kanada’nın sosyal yakınlaşma modeli
- Kırk satır mı kırk katır mı önemli?
- Cemaatçi paradigmanın yükselişi!
- Son Gladyo Kılıç ve gurbetçilerimiz!
- Yeşil, Kara ve Kürt Ergenekon!
- Ermeni kızımıza söyledim, Kürt gelinimiz anlasın!
- Medeniyet mirasımızın sorumluluğu!
- Ne olacak bu PKK’nın hali!..
- Bilinen şikenin bilinmeyenleri!



Yorum gönder