Anasayfa | YAZARLAR | FARUK ARSLAN | Medeniyet mirasımızın sorumluluğu!

Medeniyet mirasımızın sorumluluğu!

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font

Bu yaz, Kültürlerarası Diyalog Enstitüsü’nün (IDI) çok kültürlülüğü tanıma-Türkiye gezisi programı çerçevesinde düzenlediği iki ayrı geziye gönüllü rehberlikte bulundum. Temmuz’daki ilk gezide Kanadalı öğretmenler vardı. 2 ila 12 Eylül arasında 10 gün boyunca ülkemizi Toronto Polis Müdürü Bill Blair, yeni emekli olan yardımcıları Kim Derry, Anthony Warr, Keith Forde, doktorları Benson Lau ve kızı Jacklaine ile eski Ontario Adalet Bakanı David Young ve hepsinin eşleriyle arşınladık... 

Unutulmaz bir geziydi!

Bu gezi sayesinde nasıl bir medeniyet ve kültür mirası üzerinde oturduğumuzu daha net gözlemledim. Kendi ülkemi daha iyi tanıdım, sevdim, hayran kaldım ve zamanlar ötesi mirasın üzerimize yüklediği tarih ve kaçamayacağımız yüksek misyon karşısında ezildim! 

Medeniyetler çatışması tezlerinin aksine medeniyetler kaynaşmasını, buluşmasını, barışını, yani tarihin vicdanını temsil ediyoruz. Bill Blair’in şu sözleri tüm yorgunluğumuzu aldı doğrusu: “Bizim medeniyetimizin ana damarı, kökleri Türkiye’deymiş, emekli olunca buraya yerleşeceğim...” 

Dünya kültür ve medeniyeti, tüm geçmişini bizim Anadolu ve İstanbul topraklarına borçlu. Bunu sırf  Türk milliyetçiliği olsun diye söylemiyorum. Tarihi bir gerçeğin itirafıdır bu! Çünkü Anadolu’da harmanlanmış 21 ayrı üstün medeniyetin kurucuları çeşit çeşitti. Mesele Türk veya Müslüman olmak değil. 

Bugün dünya buhranlar, bunalımlar, ekonomik krizler içinde yuvarlanırken,  21. yüzyılın medeniyetinin de Türkiye’den doğmuş ve doğacak bir medeniyet tortusu ile kurulabileceğini veya ülkemizin bu oluşuma önderlik edebileceğini kılcal damarlarınıza kadar hissediyorsunuz. 

Efes, Pamukkale, Hierapolis ve Ayasofya’da, Roma’nın, Bizans’ın medeniyette zirveye çıktığı mekânlarda dolaşırken, Kim Derry şu tespitte bulundu: Roma’nın şehirlerde kurduğu kanalizyon sistemi, şehir içi su dolaşım düzeni gösteriyor ki, bilim ve teknolojide daha önce zirveye çıkılmış, sonra tepetaklak  aşağı düşülmüş ve medeniyet tekrar ve tekrar kurulmuş...  Ayasofya, Süleymaniye ve Sultan Ahmet Camisi’ni inşa edenler 9 şiddetinde depreme dayanıklı  sütun sistemi ve harç kullanmışlar. Romalılar, Bizanslılar ve Osmanlılar, taç giyme törenlerini Ayasofya’da, ortada güneş ve etrafında dönen dünya ile 9 gezegenin bulunduğunu simgeleyen alanda yaptılar. Galileo’yla Kopernik’le Batı medeniyetini başlatanlar tarihi saptırıyor.  Medeniyetin kökleri ülkemizde gizli ve tarihimizle iç içe. Fatih Sultan Mehmet’in dediği gibi: “Pagan (Putperest) Roma, Hıristiyan Roma’dan sonra ben İslam Roma’nın imparatoruyum...Ortodoks Hıristiyanların koruyucusuyum.” 

Osmanlı Roma’nın devamcısı, kültürel ve bilimsel mirasın taşıyıcısıydı... Peki Türkiye neydi, ne oldu ve ne olmaya doğru gidiyor? Bu soruya cevabı Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkanı Mustafa Yeşil verdi. Bir asırdır aşırı milliyetçilik, yoksulluk, eğitimsizlik ve ayrılık virüsleriyle uyutulan Anadolu medeniyetinin mirasçısı bu milletin torunları uyandı. Dünya medeniyet mirasının sorumluluğunun bilincinde yeni ufuklar ve muştular sunmaya başladılar. 6 ayrı kulvarda hizmet veren vakfın çalışmaları farklı bakışlar, yeni fikirler ve projeler sunuyor.  Benzer çalışmalar yapmak isteyen ekibimizdeki Kanadalılar, vakfın politika üstü kalmayı başarmasına hayran oldu.

Ekibimizin en fazla etkilendiği kurum, Kimse Yok Mu Derneği oldu. Myanmar ve Haiti’de, Müslüman olmayan ülkelerde yapılan insani yardım çalışmaları oldukça ilgilerini çekti. Müslüman Türklerin neden diğer Müslümanlardan farklı olarak tüm dinsel ve kültürel coğrafyalara kapsayıcı biçimde el uzattığını, neden ayrımcılık ve ırkçılık yapmadıklarını bu kurumda anladılar. İnsan olmak yeterli sebepti. Kanada’nın savunduğu değerleri Türkiye’de bulmak ve uygulandığını görmek ülkemize ve insanımıza olan derin sevgi ve saygıyı artırdı. 

Konya, Kayseri ve Denizli’de heyetimizin katıldığı aile yemekleri ve İstanbul’da bayanların iştirak ettiği kına gecesi, Pierre Loti’deki nargile faslı ve Türk hamamındaki tellak dayağı  geride unutulmaz anılar bıraktı. Anadolu’da bizi misafir edenler yer sofraları kurmuştu. Kısa sürede kaynaşıldı ve kırk yıllık dost gibi sohbetler edildi. Ülkemizi farklı kılan en önemli özellikler, sıcakkanlılığımız ve misafirseverliğimiz. Misafirlerimiz, pahalı lokantalarda yemeğe gitmekten ziyade gerçek Türk insanı ile evlerde muhabbet etmeyi ve doğrudan bilgi alışverişinde bulunmayı yeğliyorlar. Her evde kızını, oğlunu ABD veya İngiltere’de okutan aileler ile karşılaştılar, eğitime verilen öneme şaşırdılar.

Konya’da Büyükkoyuncu Eğitim Kurumlarını ziyaretimizde, kurumun arsasını bağışlayan ve  okulun inşaatını yaptıran Abdullah Bey’in hikayesi Keith Forde’nin gözlerini yaşarttı. Tüm servetini eğitime adayan, son yıllarını okul kantininde geçiren ve öğrenci alımını göremeden 1986’da vefat eden bir eğitim kahramanı vardı karşılarında. Geride bıraktığı eser ülkemizin en başarılı kurumlarından biriydi. İstanbul’da  Coşkun Koleji’nde başka bir eğitim fedaisi zenginimiz Ali Katırcıoğlu’nun fedakarlıklarını görünce kafalarındaki resim tamamlandı. Halihazırda Orta Afrika’da bir eğitim kompleksi yaptıran ve bir inşaat işçisi gibi orada çalışan 80 yaşına merdiven dayamış Ali Bey ve eşi, özveride ulaşılması güç zirveyi temsil ediyordu. Şahsen yakından tanıdığım ve benim yetişmemde emeği olan Ali Bey’i anlatmaktan büyük zevk aldım.

Gayri resmi bir gezi olmasına rağmen Ankara, İzmir ve İstanbul Emniyet Müdürlüklerinde görüşmeler ayarlamak tamamen bizim işgüzarlığımız! Türkiye’deki değişim rüzgarı ve demokrasi mücadelesinde polisin katkısı büyük. 8 araştırma enstitüsü, 200’ü doktora 400’ü master olmak üzere toplam 1700 öğrencisiyle müstakil bir üniversite haline gelen Polis Akademisi,  Kanadalılara parmak ısırttı. Türk polisine duyulan güven ve kalite artışının kaynağını da gösterdi. Özel tekne kiralayarak gerçekleştirdiğimiz boğaz turumuzu Bill Blair çok beğendi, ‘hayatımda yaptığım en güzel tekne turu’ diye nitelendirdi. Tony Warr, ikinci defa geldiği Türkiye’ye her yıl geleceğini söyledi. David Young ve eşi Allen, ekibimize Tel Aviv gezisi dönüşleri katılmıştı. Türkiye ve İsrail’i ilişkilerin gergin olduğu ortamda gözlemlediler ve ülkemizden sevgi, saygı ve hasretle ayrıldılar.  

Medeniyet mirasımızın sorumluluğunu siz de hissedebiliyor musunuz?

Yorum beslemesine abone olun Yorumlar (7 gönderilen)

avatar
Reha Sancak 02/11/2011 08:32:48
Eyvallah Mehmet kardes!

Cok guzel oldu. Faruk abi nin ellerine saglik. Artik daha sik yazmasini bekliyoruz.
Çok iyi Çok kötü
0
Uygunsuzları bildir
avatar
Mehmet 31/10/2011 22:58:45
Reha bey Faruk abi websitesini yeniledi ve güncelledi. Temennilerinize çok güzel yanıt teşkil edecek makalelerini görebilirsiniz.
Çok iyi Çok kötü
0
Uygunsuzları bildir
avatar
kudret yanardag 10/10/2011 15:29:09
Reha Bey'e katiliyorum. Faruk Bey, sizin bizlere anlatacaginiz cok daha onemli seyler var. Ulkemize, arkadaslarimiz 1000'e yakin gurubu goturuyorlar, bir sene icinde. Hepsinde de insallah, hem bizler hem de misafirler medeniyetimizi ogreniyoruz. Ama, Faruk Bey, bize cok daha onemli seyler anlatmanizi, merakla, istiyakla bekliyoruz.
Çok iyi Çok kötü
2
Uygunsuzları bildir
avatar
EL TÜRKİ 08/10/2011 21:01:58
Sayın ARSLAN, Rahmetli Muhsin Başkan suikastine hiç değinmediniz. Ergenekonda dalgalar kesildi. Balyoz yerinde sayıyor. Islak imza bir çiçekle kapandı. Ne oldu? Uzlaştınız mı?
Çok iyi Çok kötü
1
Uygunsuzları bildir
avatar
reha sancak 07/10/2011 14:49:04
Faruk abi, bunlar cok guzel seyler, ancak bi itirazim var. Birak gezileri baskalari yapsin, sen bize Ergenekonu anlat.

Geziye herkes rehberlik eder, ama senin bize anlatacaklarini herkes anlatamaz. aylarca bekle, sonra da bu yazi, simdi oldu mu ama :)

Ortadogu kayniyor, Turkiye karisik, Hakkari dedin, sonra durdun... simdi de bize gezi hatirati anlatiyorsun. Birak onu baskalari anlatsin. sen bize baska seyler anlat. Nerde eski Faruk Arslan yazilari, niye bu kadar geriye cekildiniz, hem de sapin samana karistigi boyle bi zamanda.

baska bi yerlerde yaziyorsunuz da biz mi bilmiyoruz?

kusura bakmayin edepsizlik ettiysek, okuyucu olarak hissiyatimi paylasiyorum.
Çok iyi Çok kötü
0
Uygunsuzları bildir
avatar
Rüştü CAN 07/10/2011 12:41:26
Faruk bey her şey çok güzel mi? Dünyaya entegre olma aşamasında bu kapışmada çarpışmada insanlarımızın 20 yıl öncesi gibi kalabildiklerini söyleyebilir miyiz? Zenginleşirken zenginin ahlakının İslam ahlakının önüne geçmeye başladığını düşünmekten öte gözlüyorum . Bir okulda zengin veledlerinin bozuk paraları yere atıp burslu öğrencilere siz bunlarla oynayın diyebildiklerini ve bu öğrencilere müsamaha gösterildiğini bizzat biliyorum. İnsanların insanlarla artık burs için iletişim kurduklarını , kalbi iletişimin dostluğun zayıfladığını açıkça görüyorum. Siyasetin gölgesinde doğruların söylenemediğini , doğayı mahfeden HES'ler konusunda gözlerin yumulduğunu , gelir dağılımındaki adaletsizliğin had safhada olmasına rağmen üstüne gidilmediği ama aşağıda insanların traj için harıl harıl motive edildiği buna rağmen 1000.000 olunamadığı bu gözlemlerin doğruluğunun kanıtıdır diyorum. Her şey çok güzel değil Faruk bey bu kapışmadan çok yara aldık Allah yaralarımızı sarmayı nasip etsin. Amin
Çok iyi Çok kötü
2
Uygunsuzları bildir
avatar
Mehmet 07/10/2011 00:39:57
Allah kaleminize kuvvet versin, makalelerinizi daha sık görebilmek ümidiyle.
Çok iyi Çok kötü
0
Uygunsuzları bildir
toplam: 7 | gösteriliyor: 1 - 7

Yorum gönder

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

Captcha
  • Arkadaşına gönder Arkadaşına gönder
  • Sayfayı yazdır Sayfayı yazdır
  • Düz metin Düz metin

Tagged as:

Bu yazı için etiket yok

Bu yazıyı oyla

2.33