Ejder ve Baron’un Hakkâri oyunu!
Hakkâri ve Diyarbakır’dan seçim öncesi ulaşan bilgiler hoş değildi. Global Ergenekon’un Suriye’de başlattığı Baas rejimini devirme hamlesine ve Hakkari’de oynanan eşgüdümlü büyük oyuna daha fazla sessiz kalamayız. Çünkü düğmeye aynı merkezden basıldı. Ergenekon’un baronu ve ejderi, global Ergenekon’dan aldıkları cesaretle ‘Kürt kozunu’ sahneye koydular. Kandil ve İmralı’nın emirlerini CIA ve Mossad’dan aldığı talimatlarla yerine getiren Demokratik Toplum Kongresi (DTK) ve BDP, “sürgünde Kürdistan parlamentosu” kurmaya hazırlanıyor. Mesele Kürt sorununu çözmek değil, çözdürmemek...
Bu noktaya nasıl ve neden geldik? 10. Ergenekon dalgasında mason localarına ulaşılması, global Ergenekon’u rahatsız etti. İstanbul baronları ve medya ayaklarına dokunulmaması için hükümetle pazarlığa giriştiler. Başarılı oldular, Ergenekon soruşturması sadece ordudaki ayaklara yönelirken, işi maliyeleştirenleri bilerek ıskaladı. Medyanın propaganda ayağında tutuklananlar devede kulaktı. Seçimde zoraki seçtirilen Silivri ve PKK adaylarının oluşturacağı kaos, seçim sonuçlarına gölge düşürmek için “Baron” ve “Ejder” ikilisinin global Ergenekon’dan aldığı onayla tasarlandı. Aslında onları kendilerine dokunulmaması ve ihalelerden daha fazla pay kapmak amacıyla hükümete şantaj için kullanıyorlar. Servetlerine servet katmayı sürdürmelerinden rahatsız değilim ama Hakkari’de oynadıkları oyunu artık deşifre etmek zorundayım.
Hakkâri için 3 yıl önce alınan global Ergenekon kararı, 12 Eylül referandumu ve 12 Haziran seçiminde başarı ile uygulandı. Hakkari’de yaşayan her vatandaşımızın evinden baskıyla, zorbalıkla, şantajla dağa, PKK’ya en az bir adam kaçırma projesi, bölgedeki Ergenekoncu komutanların göz yumması ile gerçekleştirildi. 2008 yılına kadar PKK’ya Hakkâri’den katılan insan sayısı yılda elli iken, son üç yılda bu rakam yılda beş yüze çıkartıldı. Kimse inkar etmesin, elimde sağlam bir istihbarat raporu var. Karakol baskınları ile hükümet küçük düşürüldü. Halk korkutuldu. Silah zoruyla yapılan seçimde BDP, Hakkâri’de tamamı, 36 bağımsız adayını seçtirdi. Böylece planın ilk aşaması olan “kurtarılmış” Hakkâri kotarıldı. Bundan sonra Şırnak ve Cizre başta olmak üzere başka iller Türkiye’den kopartılacak ve dört yıl içinde bölge halkının tüm oyu sadece PKK’nın gösterdiği aday veya partiye kaydırılacak. Bunun adı demokrasi değildir, diktatörlük, despotluktur. Hükümet acilen Yüksekova’ya il statüsü vererek emniyet güçleri kadrolarını burada artırmalıdır veya bölgeye özel eğitimli tim birimleri kaydırılmalıdır.
Diyarbakır’da seçim öncesi ele geçirilen ve ağzı çözülen Mossad ajanından elde edilen bilgiler ve belgeler kamuoyuna açıklanacak mı acaba? En kilit soruyu soralım: Hakkari’den ve diğer Doğu illerimizden zorla seçtirilen BDP’li milletvekillerinden kimler hangi yabancı istihbarata ve devlete çalışıyorlar? Nereden mali destek alıyorlar? Bu durum, milletvekilliğinin düşmesine sebep değil midir? Ülkemizde bu işleri koordine eden yabancı diplomatlar kimlerdir? Neden sınırdışı edilmiyorlar? En önemlisi Kürt sorunu, bu karmakarışık, çapraz, ensest ilişkilerle nasıl çözümlenecek? Yeni anayasanın yapılmasına desteğe hiç niyeti olamayan CHP, MHP ve BDP’yi kimler yanlış yönlendiriyor?
Mossad ajanından elde edilen istihbarat, bu sorulara ve fazlasına açıklama getiriyor. Irak, İran ve Suriye’deki Kürtleri kapsayan plan çerçevesinde global Ergenekon, “Büyük Kürdistan” için devrede. Suriye’deki Baas rejimi iktidarı, bizdeki cuntacı Ergenekoncularla aynı meşrepten (Nusayri Alevileri dine oldukça uzak bir Şiilik koludur) olduğu halde neden tasfiye ediliyorlar? Çünkü İran’ın Suriye ve Lübnan’daki Şii bağlantılarını sağlayan Şam rejimi artık işlevini yitirdi, miadı doldu. Bizde de Baas benzeri cunta kurmaya çalışan Mason Bektaşi çetenin savunduğu azınlıkların çoğunluğu yönetme stratejisi çöktü. Global Ergenekon, oyun ve oyuncu değiştirdi. Yüzde 85’i Sünni Suriye halkı, AK Parti’ye ve liderine bayılıyor, er geç Türkiye’nin izinden gidecektir.
Kendilerine ulaşılamasın diye bu kadar fırıldak çevirmeye gerek var mı? Ergenekon’da kod adı “Ejder” olan şahıs, 9 Haziran günü AK Parti Genel Merkezi’ne giderek Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la görüştü ve helâlleşti. CHP’nin birinci parti olarak çıkacağı kehanetinde bulunan kodaman işadamımız, aslında baronun sağkoludur, özel ulağıdır. Rahmetli Vehbi Koç’un milyon dolarlarını Milliyet gazetesini satın alması için 1979’da Aydın Doğan’a getiren isimdir o. Ergenekon yapılanmasında ilk ona giremese bile fitne çıkarmada üstad sayılır. Kim olduğu zaten basına yansıdı.
Gazeteci ve yazar Avni Özgürel, Radikal’daki köşe yazısında onu şöyle tanımladı: Yurtbank patronu Ali Balkaner’in mahkeme ifadesinde “Bizler 18 büyük aileyiz. Hepimizin bağlı olduğu bir başkanımız var. 18 büyük aile bir havuz oluşturduk. Tüm ekonomi bunların elinde toplanıyor. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nı manipüle eden kişi, bizim bağlı olduğumuz başkanımızdır. Tokyo Borsası’nda 800 milyon dolar kaybetti, bana mısın demedi” diye tarif ettiği kişi.
Çılgın fitne projeleri ile baronu etkileyen, AK Parti’den ilk yerli otomobil projesini Karsan adına kapacak kadar da uyanık bir işadamıdır Koçların damadı İnan Kıraç. Askerleri, siyaseti, medyayı, yargıyı, iş dünyasını hatta sendikaları yöneten, yönlendiren, dış bağlantıları güçlü ve oldukça masonik olan barondan bir kaç ricam var:
Lütfen, kendi ülkenize Fransız kalmayı artık bırakın! “Bidon kafalı”, “göbeğini kaşıyan adam” dedirttiğiniz kitle ülkenin yarısı, yüzde 50’si olduğunu tescilledi. Nostaljik özlemle Jön Türkler’in ruhunu çağırmayı da bırakın! Ordumuza yazık oluyor. Genelkurmay’ın boynuna taktığınız süslü püslü kementi de çıkartın, sırıtıyor! Milletimiz uyandı, emanetini teslim aldı. Size bir daha pabuç bırakır mı sanıyorsunuz? Kürt kartınızda boğulmadan kördüğüm haline getirdiğiniz sorunda ve Hakkari’de ilmekleri açınız. Kürtlere ve Türklere, bu vatana yazık oluyor. Yamalı bohçaya dönmüş darbe anayasamızın değişmesi için sadece siz CHP’yi ikna edebilirsiniz... Bugüne kadar ülkemizde milyar dolarlar kazandınız. Faili meçhul cinayetlerin altını kazırsak, emri veren eli ve elleri görebiliyoruz. Global Ergenekon da artık sizi kurtaramaz. Siz Hacısınız, toplum olarak barışalım, uzlaşalım, helalleşelim...
FARUK ARSLAN
- 28 Şubat’ın dehşet planı!
- Kanada’nın sosyal yakınlaşma modeli
- Kırk satır mı kırk katır mı önemli?
- Cemaatçi paradigmanın yükselişi!
- Son Gladyo Kılıç ve gurbetçilerimiz!
- Yeşil, Kara ve Kürt Ergenekon!
- Ermeni kızımıza söyledim, Kürt gelinimiz anlasın!
- Medeniyet mirasımızın sorumluluğu!
- Ne olacak bu PKK’nın hali!..
- Bilinen şikenin bilinmeyenleri!



Mümkünse Evlat acısını binlerce kez yaşatmış o güruha evlatlarına aynı muamele yapılarak aynı acıları tattırmak gerekiyor en hafifinden.MEHMETÇİĞE KIYANLARA, MİLLETİN GENÇLERİNE KIYANLARA, ALLAHIN DİNİNE SAVAŞ AÇANLARA HAKKIMIZ HELAL DEĞİLDİR.Neyin Hacısı imiş bu Ağlama Duvarının hacısı mı ? NE ALLAH AFFEDER NE KUL, NE MİLLET.
T.Ş'ye noldu hani 1 numarayadı. Şimdi 1 numara R.K BARONMU oldu.
"haci" olmak mi barismanin, uzlasmanin ve de helallesmenin ilk sarti?...
oyleyse, Inan Kirac'a gelinceye kadar ne "haci"lar var barisilacak, helallesilecek...
ayrica, bu kadar basit miydi bu uzlasma, barisma ve helallesme?..
ne zaman gelindi bu noktaya?..
ateskes mi bu?..
petrolu cikarmissin ama, rafinerinin kapisindan donuyorsun sanki farukcum...
Yorum gönder