Anasayfa | YAZARLAR | ESRA COŞKUN | Özgürleştirilmiş gönüllü modern köleliğe hoşgeldiniz!

Özgürleştirilmiş gönüllü modern köleliğe hoşgeldiniz!

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font


Tunus ve Mısır’da başlayan ‘halk devrimleri’, tüm Arap dünyasını sardı. Libya, Bahreyn, Yemen, Fas sallanıyor. Diktatörler gitti gider, yani Abbaslar yolcu! Peki ya sonra ne olacak? Firavunlaşmış diktatörler giderken beraberlerinde yıllardır çalıp çırptıkları, hortumladıkları halklarının servetlerini de Batı ülkelerine taşıdı, taşıyor. Milyarlarca dolar sıcak para coğrafya değiştiriyor. Bakmayın, ‘hesaplarını dondurduk’ teranelerine, giden gelmez. Ekonomik krizden kurtulmanın kestirme yolu bulundu. Sırada Afrikalı, Asyalı, Güney Amerikalı diktatörler var. Korku bacayı sardı bir kere, bu saatten sonra hiç bir hırsız parasını evinde saklamaz! Kara para akışı, büyük kaçış hızlanacaktır.
Halk devrimlerini gerçekten halk mı yapıyor, yoksa bu işin arkasında bir “hinoğlu hin” mi var? Piyasada dolaşan iddialar çeşitli. “Halklar demokrasi, özgürlük istedi ve kopara kopara aldı” diyorsanız, çok safsınız doğrusu! Amerikan düşmanlığının zirveye vardığı üçüncü dünya ülkelerinde devrim yapmak istiyorsanız, en son yapacağınız iş “Amerikancı” olmaktır. İlk önce sahte Amerikan düşmanlığı yapıp güven kazanmalısınız. Cehennemden kurtulmak için “yılanla, akreple, kobrayla işbirliği yapılabilir” pragmatizmine sahipseniz, zaten gerisi boş lakırdı!
Aklı başında uzmanlar, “kukla diktatör temizliği” düğmesine basıldığında hemfikirler. Çoğu, Amerikan emperyalizmini yöneten derin çeteden kuşkulanıyor. Patlama noktasına getirilmiş halkları sokağa dökmek ciddi bir planlama ister. Baskıcı rejimlerde güç dengelerinde ayrışma yaşanmadan, kopma olmadan devrimlerin başarıya ulaşma şansı düşüktür. Kan gövdeyi götürür. Yıllardır askeri vesayet rejimleri kurarak diktatörleri “korkuluk” gibi ülkelerin tepesine asanlar, taktik değiştirdi. Diktatörleri ayakta tutan askeri rejimler ve  emperyalizme uşaklık eden “kağıttan kaplan” ordular yerli yerinde duruyor.
Mısır’da devrim ateşini yakan 6 Nisan Gençlik Örgütü’nün Sırbistan’da ABD destekli Miloseviç’i yıkan OTFAR’dan eğitim aldığını biliyor muydunuz? Eminim, 2008’de genç liderlerin ABD’ye sefer yaptığını, üst düzey Amerikalı diplomatlar ve gazetecilerle görüştüğünü duymamıştınız. Peki devrim sloganı “Yeter”in ve havaya kalkan sıkılı “tek yumruk”un OTFAR’ın amblemleri olduğunu bir yerde okudunuz mu? Facebook ve Twitter’in İnternet kesildikten sonra nasıl destek sağladığını öğrenmek istiyorsanız, 6 Nisancıların web sayfası movements.org’a girin, bakın. “Hiç bir emlaka ve insana zarar verilmeyecek, milli bayrak taşınacak, şiddetten kaçınılacak” deniyor. Mısır’da bu başarıldı ama Libya’da film koptu. Mısır ordusu göstericilere müdahale etmedi, Libya’da ise Kaddafi’nin iki oğlunun yönetimindeki ordu katliam yaptı.
En çok konuşulan konu, Araplara Türkiye’nin model olup olamayacağı. Sivil toplum, sivil toplum örgütü, çok partili demokrasi, özgür medya ve akademik kültürün olmadığı ülkelerde ferdi günahlar gizli, devlet terörü açık işlenir. Hukuk tatile çıkar, insanlık insafsızların elinde oyuncaktır. Serbest piyasa ekonomisinin dayanılmaz cazibesi, Arapların kimyasını bozdu. Ülkesini açık hava hapishanesi gibi yöneten diktatörler, zenginleşmek isteyen bireyleri zapt edemez hale geldiler.
Tüketme, eğlenme ve dilediğince konuşma kültürüne özlem, devrime yataklık etti. Türk dizilerinin Araplar üzerinde bıraktığı derin etkiyi yabana atmayalım. AKP gibi seçimle iktidara gelmiş ve statükoyu yenerek muktedir olabilmiş bir fenomenin varlığı, Arapları kıskandırdı.  Fas’ta, Tunus’ta benzer isimde partiler bile kuruldu. 1923’den beri partileşmemiş İhvanı Müslim Hareketi, yeni partisine Özgürlükler ve Kalkınma adını verdi. Hasan el Benna’nın torunu, Oxford profesörü Tarık Ramazan’ı da başına getirirlerse liderlik sorunu çözümlenir. “Erbakanvari” yaşlı radikaller vitrinden indirilirse, parti “ılımlı İslam”la geniş oy kitlesine açılmış olur. Aslında “AKP fenomeni”ni çıkartırsanız, ortada “Türkiye modeli” diye bir model yoktur. Demokrasi yokuşunda onlarca askeri kaza yapmış, statükoculuğun, yolsuzlukların dizboyu olduğu, adaletin eşit dağıtılmadığı bir ülkeden, ancak acı tecrübeler ders alınabilir!
Türkiye’nin yaptığını Araplar yapabilir mi? Yapabilir ama hemen değil. Demokrasi bir süreçtir, sivil toplum oluşmadan kurulamaz. Şimdilik  Arapları, askeri vesayetin yeni kukla rejimleri bekliyor! Diktatörlerin kaçan milyarları, dolaylı olarak geri dönebilir. Çok uluslu şirketler, ekonomik ve kültürel bir işgal başlatacak ve Arap ülkelerinin politik yaşamını dönüştürecektir. Malum milletin işadamları imajı parlayan Türk işadamlarıyla bu yeni dünyaya akın edecektir. Eski diktatörler, işadamı olacaktır. Türkiye’nin önü açıktır. Devrimler, kısa, orta ve uzun vadede Arap dünyasında olumlu olduğu kadar olumsuz sonuçlar da doğuracaktır. Orta sınıfın yükselmesi, tüketim alışkanlıklarını değiştirecek, ülkeleri açık pazar haline getirecektir. Özgürleştirilmiş gönüllü modern köleliğe hoşgeldiniz!

Yorum beslemesine abone olun Yorumlar (0 gönderilen)

toplam: | gösteriliyor:

Yorum gönder

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

Captcha
  • Arkadaşına gönder Arkadaşına gönder
  • Sayfayı yazdır Sayfayı yazdır
  • Düz metin Düz metin

Tagged as:

Bu yazı için etiket yok

Bu yazıyı oyla

1.00