Kanada hapishaneleri ve L tipi Türk hapishaneleri
Kanada’da hapse düşüp çıkanlarla hiç konuşma imkanınız oldu mu? Ben denedim, sakın siz denemeyin! İçeride işler biraz karışık! Çete üyeleri birbirini öldürürken, hapishane yönetimi maç izler gibi seyrediyormuş! Mantık basit: Topluma zararlı, kanserli bir üyeden daha kurtulma... Rehabilitasyonmuş, topluma kazandırma imiş, meslek edindirme imiş, unutun bu masalları!
İşte size bir örnek. Bir fabrikada çalışan, ismini elbette veremeyeceğim, Türk vatandaşı, kendisine ağır küfreden safkan Kanadalıyla ağız dalaşına girer. Karşılıklı küfürleşmeler sert kavgaya dönüşür ve kazayla boynu kırılan Kanadalı ölür. 7 hapishanesiyle ünlü Kingston’da bulunan yüksek güvenlik risklilerin konulduğu yere konur. Sadece katiller, tacizciler ve mafya çetelerinden hüküm giymiş uyuşturucu ticaretinin kralları burada bulunmaktadır.
Hapishane yönetimi, asla idare edemediği çetelerin kendi içinde işleyen raconlara ve kurallara karışmaz, yönetmeye de çalışmaz. Kendi içinde temizlik yapmalarına gizli gizli sevinirler. Buradan sağ çıkmanın yolu zaten mafya üyesi olmaktır. Suçluların yüzde 80’i ruh sağlığı hastasıdır, ama tedavi edilmezler. Çocukluktan beri suç işleyen, doğru ve yanlışın ne olduğunu ayıramayan, sinirleri bozuk suçlular için suç işleme bir yaşayış kültürüdür! F tipi tek kişilik hücre sistemi, ülkemizde var, ancak Kanada’ya pahalı geldiği için kullanılmıyor. Tüm mahkumların birarada olduğu sistemlerde, cezaevleri suçluyu iyice kaşarlandırıyor!
Gayet normal bir kişi olan Türk vatandaşı, 6 yıl sonra hapisten çıktığında akıl sağlığını tamamen yitirmiştir. Uyuşturucu bağımlısıdır. Çünkü mahkumları uyuşturarak kontrol etmek için uyuşturucu kullanmalarına göz yumulur, hatta aracılık yapılır. Namusu da elden gitmiştir, kişiliğini, onurunu, ailesini kaybetmiştir. Artık uyuşturucu için yapamayacağı fedakârlık yoktur. Sokaklarda yatan, dilenen bir zavallıdır. Uyuşturucu mafyasının kuryesidir. Ömrü 2 yıl sürer... Kimse ona yardım etmemiş, edememiştir. Çünkü o bir ‘loser’dır...
Bir başka Türk mahkum haksız yere tacizden içeri girmiştir. Suçsuz olduğu anlaşılana kadar başına gelmeyen kalmaz. Çırılçıplak soyulup dalga geçilir. Gururu kırılır. 60 yaşlarında Azeri bir profesörle tanışır. Profesörün 40 yıllık eşinin ‘bana tecavüz etti’ şikayeti üzerine içeri atılmıştır. Tutuklandığı yer ders verdiği üniversitenin amfisidir, hem de ders anlatırken... Örnekleri artırabilirim ama burada keseyim. Gerçi tacizden içeri girenlere ülkemizde de kibar davranılmıyor! Mahkumlar birbirini terbiye ediyor ama terbiyesizce...
Kanada’da ölmeye yakın mahkumları geçiş evlerine alarak din adamı eşliğinde huzurlu ölmesine çalışılıyor. Çünkü Hıristiyanlar hapiste ölürlerse direkt cehenneme gideceklerine inanıyorlarmış. Dışarıda ölünce bir umut var! Yıllarca bir ziyaret edeni bulunmayan, toplam olarak Kanada hapishanelerinde 14 bin mahkum bulunuyor. Bunlar her dinden gönüllülerin ziyaretlerine gelip kendilerini teskin etmesini ve insan yerine koymasını bekliyorlar...
İki milyon mahkumu bulunan ABD’de pek çok cezaevi özelleştirildi ve kapitalist anlayışta yönetiliyor. 3 büyük firma elinde tutuyor. CCA (Corrections Corporation of America), The Geo Group ve Management and Training şirketlerinin işlettiği yaklaşık 200 hapishanesi var. Hapsettikleri mahkumlar için devletten aldıkları toplam tutar mahkum başına günlük 50-200 dolardan yıllık 5 milyar doları buluyor. Elinde 150 bin yataklı hapishaneler zinciri işleten gruplar, adeta otel endüstrisi ile yarışıyor! Bu şirketler, hapishanelere kimin tıkıldığı ile zerre kadar ilgili değiller. Tek istedikleri, mümkün olduğunca çok mahkumun kendi tesislerinde mümkün olduğunca uzun süre kalması. Kim ölmüş kim kalmış, kimin umurunda!
ABD’den başka İngiltere, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, Güney Afrika’da özel cezaevi var. Kanada’da ilk açılan erişkin tip özel cezaevi Kasım 2001’de Penetanguishene, Ontario’da Central North Correctional Centre adıyla oldu.
Ülkemizde ise, 16 milyon dolar harcanarak inşa edilen ilk (L) Tipi Özel Ceza ve İnfaz Kurumu, Alanya’da 2006’da açıldı! Konferans salonu, toplantı salonu, çok amaçlı 2 spor salonu, 2 futbol sahası, hobi bahçeleri, kütüphane, üretim atölyeleri, bilgisayar ve yabancı dil laboratuarı, televizyon odaları gibi bölümler bulunuyor. Hücreler yedi kişilik. Dünyada ilk defa uygulanan bu model, gelişmiş ülkelere nazire yapıyor. Alanya’da 6 aylık turizm sezonu sonu işsiz kalanların bir bahane ile kendini hapse attırıp, yeni sezon açılana kadar 6 ay konforlu ve beş para harcamadan tatil yaptığı espirisine, çok güldüm.
Kanada’da özel hapishane istemeyiz ama Türkiye gibi L tipi 7 kişilik hücreli özel hapishane yaparlarsa, çağ atlamış olurlar!
ESRA COŞKUN
- Çamlıca gazozundan başkası hikaye mi?
- Ruh ikizime aşığım, ya siz...
- Brahma’nın kafası, kast belası!
- Unutulanlardan olmayınız, efendim!
- Kanada hapishaneleri ve L tipi Türk hapishaneleri
- Ölmeye vatan yahşi, yaşamaya Kanada!
- Hipnozla İngilizce olur mu, olmaz mı?
- Haremde cariye olmak varmış!
- Aydın havası, aydın duruşu olsun!
- Facebook hesabımı kapattım, kalanlara selam olsun!



Yorum gönder