Anasayfa | YAZARLAR | ESRA COŞKUN | Hipnozla İngilizce olur mu, olmaz mı?

Hipnozla İngilizce olur mu, olmaz mı?

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font

Efes’e gider ve tarihi Roma şehrinin harabelerini gezmek isterseniz, mutlaka rehber alın, yoksa taş sütunlara aval aval bakarsınız! Anadolu ve Türk tarihini su gibi bilen rehber Serkan Bey, Erzurumluydu, biraz da Ermeni kökenliymiş! Müslümanlaşınca Türkleşmiş, aradan asırlarda geçince soyunun, Ermeniliğin önemi kalmıyor galiba! Epey Türk milliyetçisiydi! İngilizcesine hayran kaldım, hem de iki yıl önce sıfırdan başlamış, doğrusu inanamadım...
1915’de tehcir olayından sonra, bizi çok sevdikleri için ülkemizde kalan 300 bin Van-Hakkari hattındaki Ermenilerin Türk-Alevi kimliğiyle Türkleştiğini nedense ne tarihçilerimiz yazar ne de politikacılarımız, gazetecilerimiz, aydınlarımız konuşur, ağzına alır. Neyse, siz de hiç okumamış olun, biz konumuza geçelim...
Mükemmel bir Amerikan aksanı ile konuşulan İngilizceyi, ayrıntılı tarihi anekdotları arka arkaya saatlerce dinleyince afallıyorsunuz. Hititler, Fenikeliler, Urartular, Midyalılar, Frigyalılar, Lidyalılar, Romalılar, Rumlar kafamda uçuşuyor, gözümün önünde tarihi  geçit yapıyorlar. Selçuklu ve Osmanlı’ya kadar Anadolu’da medeniyet kurmayan kalmamış! Troy’u anladık da, bu kadın savaşcı Amazonlar da nereden çıktı şimdi? Meğerse Karadenizli değiller miymiş! Herkes onları Brezilya’da Amazon Nehri kenarında yaşamış sanır.
Erkek çocuklarını öldürür, kız çocuklarını iyi bir savaşçı yapmak için saklarlarmış.  İyi ok atabilmek için sağ göğüslerini kesen Amazonlarla Romalılar baş edememiş. Yılda bir defa çocuk yapmak için çiftleşirlermiş, kullandıkları esir damızlık erkekleri de daha sonra öldürürlermiş. Helen İyonlar Anadolu’ya gelip Troy’u, yani Çanakkale’yi almak isteyince, Amazonlar ‘Çanakkale geçilmez’ demiş ve Troy’a yardıma koşmuşlar. Kadın figür Artemis etrafında Anadolu birliği sağlanmış ve fitneci Yunanları denize dökmüşler! Bizim Karadeniz kadınlarının neden biraz erkeksi olduğunu şimdi anlıyorum. Genetik bu, biraz geçmiştir...
Kesin diyorum, Serkan Bey ABD’de üniversite okumuş veya tarih üzerine yüksek lisans yapmış. Yoksa bu kadar güzel aksanla Amerikanca nasıl konuşulur?  Fena halde yanılmışım, ABD’ye adım bile atmamış... Nasıl ama nasıl diyorum, nereden öğrendin bu New York Amerikan aksanı nı?
Hani Türkiye’de şu sıralar çok moda bir reklam var: Uykuda hipnozla İngilizce öğren. Eğer doğruysa, yabancı ülkelerde harcanan binlerce dolara, zamana, gençliğimize, beynimize yaptığımız eziyete yazık! Tam Türk usulü bir çözüm yolu, kestirmeden sonuca varış... Güya sizin bilinçaltınıza kelimeleri yerleştiriyorlar ve bir anda şakır şakır İngilizce konuşur hale geliyorsunuz.
Reklamları İstanbul’da metrobüslerde, tramvayda gördüm. Hem de 7 günde bir kur geçerek  kısa sürede öğretiyorlarmış, üstelik garantili! Grameri ve Türkçe düşünmeyi bir kenara bırakıyorlar. Güya tamamıyla bilimsel bir temele dayalıymış hipnoz metotları!  Sizi büyülü hipnoz dünyasına sokup, bilinçaltınıza inip, tıpkı bir bebeğin anadili öğrendiği gibi kelime empoze ediyorlarmış. 800 kelimeyi bir kurda öğrenen bile varmış...
Katılımcıların uzmanlar tarafından yapılan özel test sürecinden sonra seviyeleri ve algılama modelleri belirleniyormuş. Hiç İngilizce bilmeyen kişi bu sistemle kısa süre içersinde İngilizce konuşabilir ve anlayabilir seviyeye geliyormuş. Beni halen inandıramadılar. Yıllardır iyi İngilizce öğrenebilmek için dirsek çürütüyorum.
Hem bir haftalık hipnoz İngilizcesi ile ne yapılabilir ki! Reklamlara ve psikolog seviyesinde uzmanlara inanacak olursanız, şunları yapabilirmiş. Londra’da bir ara sokağa bıraksanız, orada çok rahat restorana gidip karnını doyurabilir, oteline gidip rezervasyon yapabilir, taksiye binip havalimanına gidebilir. Böylece Türkiye’ye çok rahat gelmesine yarayacak bir İngilizce becerisine kavuşabilirmiş. Konuşma İngilizcesi ile hayatını idame ettirebilirmiş. Kanada’da yıllardır yaşayan pek çok Türk  zaten daha fazlasını yapmıyor. Köylüsü de, tahsillisi de havalimanına çat pat gider ve İstanbul’a ulaşmayı başarır!
En fazla 6 kurda işlem tamam diyorlar. Özellikle mesleki İngilizce öğrenmek isteyenler yoğun talepte bulunuyormuş. Basit İngilizce üzerine uygun telkinle, hipnozla kelime yüklemesi yapıyorlarmış. Aynen konturlu telefona kontur yükler gibi. Fiyatını hiç sormadım. Zerre miktar da inanmadım. Her dil hissedilerek konuşulur, ezbercilikle bire yere varılamaz.
Rehber Serkan’a yoksa sen de mi hipnozla Amerikan İngilizcesi öğrendin diyorum! Gülüyor. Sıkıştırıyorum. Sıkı durun, itiraf geliyor: Hollywood filmlerinden. Aksanı Amerikanca olsun diye filmlerde konuşulan her kelimeyi yüzlerce defa ayna karşısında tekrarlamış, aynı filmleri kaç defa izlediğini hatırlamıyor bile! Kanada’da İngilizce aksanı düzelsin diye yıllarca kalan ama arpa yolu mesafe kat edemeyenlere hayıf olsun! Boş yere Kanada’da sürünüyorsunuz... 
Duy da inanma, akıllıysan sakın sen de kanma! Hipnozla İngilizce olmaz!

Yorum beslemesine abone olun Yorumlar (0 gönderilen)

toplam: | gösteriliyor:

Yorum gönder

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

Captcha
  • Arkadaşına gönder Arkadaşına gönder
  • Sayfayı yazdır Sayfayı yazdır
  • Düz metin Düz metin

Tagged as:

Bu yazı için etiket yok

Bu yazıyı oyla

1.00