Anasayfa | YAZARLAR | EMRAH ŞAHİN | Kanada tarzı siyaset

Kanada tarzı siyaset

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font



12 Nisan 2011 Salı günü. Kanada Ulusal Seçim münazarasında, Ontario Newmarket’ten Robert Bahlieda, Başbakan Stephen Harper’a sorar: “Hükümet orta sınıf vatandaşına yardım etmezken, büyük şirketlere krizden kurtulmak için neden 6 milyar doların üzerinde vergi muafiyeti sağladı?”
Böyle bir şey yapmadık der Harper. Yeni Demokratik Parti’den Jack Layton, Liberal Parti’den Michael Ignatief ve diğer muhaliflere göre, vatandaş Robert sonuna kadar haklıdır. Zaten hükümet, yeni dönem bütçesine itimatsızlık, iktidar partisinin iş adamlarına kıyağı ve masraflı güvenlik projeleri yüzünden güven oyu alamamış ve düşmüştü. Türkiye’deki seçimleri izlerken, Kanada “tarz-ı siyaseti”ne vakit ayırıp buradaki seçimlerle alâkadar olmalıyız.
Kanada siyasî geleneği İngiliz amme hukukuna dayanır. Başlangıçta Kanada, İngiliz Krallığı’nın sadık bir kolonisidir. 1867 İngiliz Kuzey Amerika Yasası, Kanada’yı üç yönetim birimine ayırır. Uluslararası ilişkiler, ulusal güvenlik ve hukukî davalar federal hükümetin sorumluluğundadır. Yerel güvenlik ve asayiş eyaletlerin tasarrufuna verilirken belediyeler, yangın ve ulaşım gibi mahallî işlere tahsis edilir. Günümüz Kanada siyaseti, 1920’lerde olgunlaşır ve kendine has bir yapıya dönüşür. Ekonomi, göçmenlik ve tarım federal hükümet ve eyalet yönetimlerinin müşterek çalıştıkları alanlar haline gelir.
Sözde bir meşrutiyet rejimidir Kanada idaresi. Kraliçe II. Elizabeth devletin başıdır ve David Johnston onun Genel Vali’sidir (Governor General), ama yasama organı  Parlamento’dur ve iki ayrı bölümden oluşur: Avam Kamarası (House of Commons veya Lower House) ve Senato (Senate veya Upper House). Senato Başbakanın tavsiyesi ile Genel Vali’nin atadığı üyelerden, Avam Kamarası milletin seçtiği  vekillerden oluşur. En çok oyu alan parti iktidara geçer ve lideri de başbakan olur. Salt çoğunluk sayesinde çoğunluk hükümeti kurulur, aksi takdirde azınlık hükümeti kurulmalı ve muhalefet gruplarıyla koalisyon yolları aranmalıdır. Son iki seçimde salt çoğunluğu sağlayamayan Muhafazakar Parti azınlık hükümeti kurmuştu. 2006’dan bu yana, iktidardaki muhafazakarlar iyice (belki kötünün iyisi) bir yönetim sergiledi. Nitekim, muhalefet iki ay öncesine kadar güven oyu verdi. Bu aslında siyasî geleneğin bir devamıydı, çünkü Batı’nın meşrutiyet tarihinde muhalefet, muhalefet yapar fakat erken seçim istemezdi. Bu yüzden Kanada tarihinde ilk defa 25 Mart 2011 tarihinde, muktedir parti güven oyu alamayarak düştü ve erken seçim kararı aldı.
Parti faaliyetlerinin yoğun olduğu ve netlik kazandığı zamandır seçim dönemleri. Medyada ve mitinglerde halka seslenen parti liderleri ve milletvekili adayları, programlarını açıklayıp halkın tepkisini değerlerdirirler.
Seçim sezonu, oy alan ve veren için yapıcı bir süreçtir, elbette alan (politikacı) ikiyüzlü ve mütecaviz değilse. Kanada seçim maratonları, istikrarlı uygulamalarla devam eder. Liderler, şehir şehir gezip halka seslenir ve münazaralarda devlet meselelerini tartışır. Partiler, TV ve radyoda dertlerini ve iktidardaki partinin yanlışlarını açıklar. Örneğin Liberal Parti ve başkanı Ignatief’in hazırladığı seçim reklamıya, Muhafazakar Parti’nin talep ettiği ve Başbakan Harper’ın onayladığı F-35 jet savaş uçaklarına ayrılan büyük bütçeyi sertçe eleştirdi.
Bireysel olarak adaylar, kendi seçim bölgelerinde pankartlar asıp broşürler dağıtarak yerel cemaatlerle irtibata geçer. Mahallenizde gördüğünüz fotolu pankartlar ve mekanınıza ziyarete gelen adaylar, mesajlarını size ulaştırır. Geçen ayın ortasında Ottawa Müslüman Cemaati Camisi’ni ziyarete gitmişti Scott Bradley. Liberal Parti Ottawa merkez adayı Bradley, Cuma namazına gelen cemaate vaaz esnasında (hutbede değil), oy vermenin önemini anlattı. “Kime oy verdiğiniz önemli değil,” diye başladı ve “yeter ki oy hakkınızı kullanın. Ben cemaatinizin samimiyetine inanıyorum ve sizi temsil etmeyi taahhüt ediyorum. Karar sizindir” diye bitirdi. Bradley iki halde yorumlanabilir, ya etnik oy peşindeki kaliteli bir dilenci (verme ama vaziyetim budur, verirsen Allah razı olsun!) ya da öngörü sahibi, göçmene açılan ideal bir politikacı. Her halde, cemaatin mekanında mahrem saatte fiziksel olarak bulunup zaman sarfeden bir politikacıyı dinlemek ve fikirlerini dikkate almak lazımdır.
Adayların bağlı oldukları partilerin genel programlarını gözden geçirmek, Kanada tarzı siyasetini anlamamıza yardım edebilir.

Yorum beslemesine abone olun Yorumlar (0 gönderilen)

toplam: | gösteriliyor:

Yorum gönder

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

Captcha
  • Arkadaşına gönder Arkadaşına gönder
  • Sayfayı yazdır Sayfayı yazdır
  • Düz metin Düz metin

Tagged as:

Bu yazı için etiket yok

Bu yazıyı oyla

5.00