Anasayfa | YAZARLAR | EMRAH ŞAHİN | Kanada bir iki

Kanada bir iki

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font

Ahmet eşi ve çocuğuyla memlekete gitti. Hava değişikliğinden muzdarip, ilk durakları hastane oldu. Durum vahim. Kebaptan önce serum ye sen! Aslında Ahmet’in ailesi, sağlık problemi dışında şanslı, çünkü Kanada’dan kalkıp Türkiye’ye gidebilen bir kaç aileden bir tanesi.
Çoluk çocuğumuzu hava yollarına teslim ettik. Sılay-ı rahimi onlara bırakıp bekâr hayatı yaşamak, Ramazan’ı aç susuz, ve özlemle geçirmek durumundayız.
3000 dolar bilet ücreti, 3000 dolar buradaki evin kirası ve masrafları, 2000 dolar da harcırâh ve hediyeler. Yaz sezonun bize genel maliyeti 8000 doları buluyor. Hâliyle orta halli Kanada Türk ailesi, külfeti hafifletmek için her yolu deniyor. Öncelikle piyasadaki seyahat acentalarıyla görüşüyor. Transat veya THY ile uçulacak. Ama acentalar farklı fiyat veriyor. 100 dolar daha ucuz bir bilet bulunsa kârdır.
Burada bir sıkıntı var. Acentalar meselenin farkında olduğu için, fiyat soranlara ucuz bilet temin edebileceğini söylüyor, özellikle “Türk” şirketler. Her şey dâhil 925 dolara gider dönersin. Bilet ücreti, kredi kartından çekildiğinde anlıyorsun ebenin ziyaretine kimle gittiğini! 925 dolar, ek masraflarla 1200 dolara çıkıveriyor. Yolculuk yaklaşmış, biletin parası ödenmiş, gidelim bâri diyorsun. Acemi ve “köylü kurnazı” acentalarımızdan şikayetçiyiz efendim.
Türkiye’den “merak etme, biz geldik sağ salim canım” mesajını alınca rahatlıyorsun biraz. Akrabalar ziyaret edilecek ve oyuncaklar sabilere ulaşacak. Lâkin eşine herkes soracak, Emrah nerede? Neden gelmedi? Yine kendisi gelmedi seni mi gönderdi? İş mi çok para mı yok? Gelemedim işte, ne farkeder. Eşimi bu sorulara muhatap edeceğime, hastanede yatsam da serum yesem.
Sen dalgana bak. Bekârlık sultanlıktır yâni. Evde şortla dolaş, balık tut, geceleyin çık gez, akşamdan kalan pizzayla kahvaltı yap. Havuza, nehir kıyısına git. Git kardeşim! Yok abiler (hazır ablalar da Türkiye’deyken), istemem. Kalsın.
Bu diyarda tanıştığın çok, tanıdığın az insan oluyor. Tanıştığın hemşerinle bile samîmî olamıyorsun. Zevkler ve renkler farklı bir kere. Balık tutmaya, birlikte gezmeye, havuza girmeye, yâni “takılmaya” adam bul bulabilirsen. Kendinden bilirsin. Seni geceleri dolaşmaya sevkeden şey heves mi yalnızlık mı? Hoş insan hayatı boyunca yalnızlığın pençesinden kurtulmak için dost arar durur.
Yıllar süren evlilikten hele evlilik hayatına alıştıktan sonra, bekâr hayatı sultanlık değil kölelik oluyor. Her gün pizza yiyip aynı tişörtü giyemeyeceğine göre (tabi tercih senin) bulaşık ve çamaşır yıkayıp yemek yapacaksın. Ama unutmuşsun bunları. Öflesen de püflesen de çatal tabak yıkayacaksın ve deterjan kutusunu eline alacaksın, sonrası mâlum. Evde şortla dolaşma lüksünü de unut, terlikle dolaşmak “zorundasın.” Evde terlikle dolaşmak tercih olmaktan çıkıp zorunluluk olduğu zaman anlayacaksın, hanımın dönme zamanı gelmiştir.
Özlem içindesin ama asıl bomba Ramazan Topu. Oruç tutuyorsan 16,5 saat nasıl geçecek? Geçti diyelim, nasıl bitecek? Bunun iftarı var sahuru var. İftarı üç beş gün misafirlikte, sahuru da üç beş gün es geçerek idâre ettin hadi. Kalan günlerde nasıl dayanacaksın? Sâhiden, dayanabilecek misin?
Telefon olur, Messenger ya da Skype olur, hanımları arayalım abiler. Seni seviyorum ve çok özledim demeyi delikanlılığa yakıştırmayız. En azından lisân-ı hâl ile vaziyeti belli etmiş oluruz. Orada hava nasıl? Burası da çok sıcak. Akrabalar ne yapıyor? Buradaki arkadaşlar da âfiyette çok şükür. Daha daha ne yapıyosun? Ben de iyiyim, senden ne haber... Konuşma böyle sürer ama sıklıkla yapılırsa soyut bir anlam, başka bir boyut kazanır. Dile getirmesen de, hatırladığını ve özlediğini imâ eder. Özlemimiz dinse keşke. Haydi güzel ablalarım. Yeter, buraya dönün artık. Transat kalkıyor. Kanada bir iki, Kanada bir ikiiiy...  

Yorum beslemesine abone olun Yorumlar (0 gönderilen)

toplam: | gösteriliyor:

Yorum gönder

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

Captcha
  • Arkadaşına gönder Arkadaşına gönder
  • Sayfayı yazdır Sayfayı yazdır
  • Düz metin Düz metin

Tagged as:

Bu yazı için etiket yok

Bu yazıyı oyla

5.00