Anasayfa | YAZARLAR | AKİF EREN | Asaletten Cehalete

Asaletten Cehalete

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font

 

Osmanlı’nın son on yılında yaşanan savaşlar sonucu yüzbinlerce kişi ölmüş, Anadolu’da erkek nüfusu iyice azalmıştı. Herhangi bir sebepten dolayı savaşa gidemeyen veya savaş sonrası savaş gazisi olarak köyüne dönebilen az sayıda erkek dışında köylerde, kasabalarda, şehirlerde nüfusu dul kadın veya yetim çocuklardan oluşuyordu.

İşte böylesi bir ortamda yaşayan babalar, evlatları yanlarına gelince, diğer yetim çocukların içi acımasın diye uzaklaştırır, öz evlatlarını başkalarının yanında sevmeye utanırmış. 

Aynı şekilde hanımlarıyla sokakta gezmek zorunda kaldıklarında, dul kadınlar görür de yaraları deşilir düşüncesiyle, yan yana yürümemeye çalışır, hanımlarını birkaç adım geriden yürütürlermiş.

Başka hiçbir kültürde izine pek rastlanmayacak bu ince davranış şekli zamanla cehaletin de katkısıyla farklı boyutlara taşındı.

Babadan ve çevreden gördüklerini yanlış yorumlayanlar, kadınları geri plana itmeye, çocukları ise ilgisiz ve sevgisiz büyütmeye başladılar.

 

 

Toronto’nun gökdelenleri


Toronto’da Jarvis St. ile King St. East kesişiminde 1894 yılında ağaç, tuğla karışımı inşa edilen 7 katlı Beard Building’in Toronto’nun ilk gökdeleni olarak kabul edildiğini, bu binanın 1930’larda yıkıldığını, inşa edildikleri dönemde Kanada’nın en yüksek binaları olan TD Tower’ın 1967, Commerce Court West’in 1972 ve bugün halen Kanada’nın en yüksek gökdeleni ünvanını elinde bulunduran First Canadian Place (292m)’in 1975’te, yeni tamamlanan Trump International Hotel and Tower (277m)’dan önce  Kanada’nın en yüksek 2. gökdeleni ünvanına sahip Scotia Plaza (275m)’nın 1988 ve en yüksek 3. gökdeleni ünvanına sahip  TD Canada Trust Tower/ Brookfield Place (261m)’in 1990’da inşa edildiğini, 2000 yılından sonra 200 m üzeri 4 adet gökdelen inşa edildiğini, buna karşın 150 metre üzeri çok sayıda gökdelenin Toronto’da yükseldiğini biliyor muydunuz?


 

MEVLANA'DAN
Her gün bir yerden göçmek ne iyi, 
Her gün bir yere konmak ne güzel
Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş,
Dünle beraber gitti cancağızım;
Ne kadar söz varsa düne ait,
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.

 

Yorum beslemesine abone olun Yorumlar (0 gönderilen)

toplam: | gösteriliyor:

Yorum gönder

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

Captcha
  • Arkadaşına gönder Arkadaşına gönder
  • Sayfayı yazdır Sayfayı yazdır
  • Düz metin Düz metin

Tagged as:

Bu yazı için etiket yok

Bu yazıyı oyla

5.00